Akademi
Hakkımızda
Kurucumuz kimdir?
Topraktan Geleceğe Anaokulu & Akademi Kurucusu Uzm.Beyzanur Öndersev, Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Lisans eğitimi boyunca çeşitli programlardan faydalanarak İstanbul Aydın Üniversitesi, Sinop Üniversitesi, Litvanya Kauno Kolegija ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi olmak üzere dört farklı üniversitede öğrenimine devam etti.
2014 yılında eğitimine devam etmek için yurt dışına yerleşti ve çeşitli alternatif eğitim yaklaşımına sahip anaokullarında staj yaptı. Deneyimlerini 2017 yılında başladığı meslek hayatında uygulamaya geçirdi.
İlk olarak okul öncesi öğretmenliği ile göreve başlayıp sonrasında İngilizce Koordinatörü, Reggio Emilia Takım Lideri ve Eğitim Koordinatörü olarak çalışmaya devam etti. Öğretmenlik sürecinde yurt dışında aldığı İngilizce dil eğitimini okul öncesi müfredatına entegre ederek öğrenme sürecine zenginlikler kattı.
2020 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Temel Eğitim Bilimi Sınıf Eğitimi Bölümü’nde tezli yüksek lisans eğitimine başladı. 2022 yılında da Sinop Üniversitesi Okul Öncesi Eğitimi Bölümü’nde ikinci tezli yüksek lisans eğitimine başladı.
Şu an Ondokuz Mayıs Üniversitesinde doktora eğitimini sürdürmektedir.
Yazdığı tez çalışması ve makaleler;
Üniversitelerde alternatif eğitim kapsamında verilen derslere de zaman zaman eşlik etmektedir.
Günümüze kadar;
Okul Öncesi Döneminde Başarı ve Motivasyon, Kuklanın Entegrasyonu, Duyusal Gelişimi
Desteklemek, Masal Anlatıcılığına Giriş, Çocukların Psikolojik Parmak İzleri, Okul Öncesi Çocuklarda Problematik Ekran Kullanımı, Ergoterapi, Düşünüyorum Öyleyse Oynayalım: Bilişsel İşlevleri Destekleyen Etkinlik Uygulamaları, Reggio Emilia Yaklaşımı Eğitmen Eğitimi, Reggio Emilia Yaklaşımında Dokümantasyon ve Uygulama Örnekleri, Reggio Emilia Yaklaşımında Projeler ve Uygulama Örnekleri, Reggio Emilia ilhamli Olmak, Reggio Emilia Eğitmen Atölyeleri, Progettazione Reggio Emilia Yaklaşımında Projeler, Almanya Orman ve Doğa Okulları Federasyonu ile... gibi çesitli eğitimlere katıldı.
Reggio Emilia yaklaşımı ve doğa temelli öğrenme süreçleri kapsamında okul öncesi çocukları ile çalışan eğitimcilere; yaklaşımın ilkeleri, öğretmenlerin rolleri, okulların dönüşüm süreçleri, türeten öğretmenler, provokasyon aşamaları, projeler, dokümantasyon alanları gibi çeşitli eğitimler düzenledi ve düzenlemeye devam ediyor.
Okul öncesi eğitim veren kurumlara Reggio Emilia yaklaşımı ve doğa temelli okullar ile ilgili çeşitli eğitimler vermek amacıyla, Topraktan Geleceğe Akademi’yi kurdu. Şu an Türkiye’deki dönüşüme istekli kurumlarla da çalışmalarını sürdürmekte, öğretmen yetiştirmeye, kurumlara rehberlik etmeye devam etmektedir.
2024 yılında Topraktan Geleceğe Anaokulunu kurarak her çocuğun doğanın en saf halinden ilham alarak, kendi içsel ışığını bulduğu, hayallerinin peşinden cesurca gittiği, hata yapmaktan korkmadığı bir eğitim dünyası kurmayı amaçlamaktadır.
Akademi’de Eğitim Yaklaşımı
Eğitim yaklaşımımızı; çocuğun doğayla, yaşamla ve kendi öğrenme süreciyle gerçek bir bağ kurabilmesi üzerine inşa ediyoruz. Doğa temelli öğrenmeyi yalnızca açık havada geçirilen zaman olarak değil; çocuğun keşfederek, hissederek ve deneyimleyerek öğrendiği bütüncül bir yaklaşım olarak görüyoruz. Oyun, çocuk için yalnızca bir etkinlik değil; düşünmenin, araştırmanın ve kendini ifade etmenin en doğal yoludur. Bu nedenle öğrenme süreçlerimizi merakı besleyen, özgür keşfe alan açan deneyimlerle destekliyoruz.
Duyusal öğrenme yaklaşımıyla çocukların toprağa, suya, ahşaba, ışığa ve doğal materyallere temas ederek öğrenmesini önemsiyoruz. Hazır ve tek kullanımlı materyaller yerine açık uçlu materyaller kullanarak çocukların yaratıcılığını, problem çözme becerilerini ve hayal gücünü destekliyoruz. Proje yaklaşımıyla ise çocukların ilgi duyduğu konular derinlemesine araştırılır; süreç boyunca soru soran, gözlem yapan, üreten ve birlikte düşünen aktif bireyler olmaları hedeflenir.
Aynı zamanda çocukların doğayı anlayan, canlılara saygı duyan ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları geliştiren bireyler olarak büyümesini önemsiyoruz. Ekolojik okuryazarlık yaklaşımımız sayesinde çocuklar doğayı yalnızca öğrenilen bir konu olarak değil; yaşamın doğal bir parçası olarak deneyimler. Sosyal-duygusal öğrenmeyi de eğitim anlayışımızın merkezinde konumlandırıyor; çocukların kendini ifade edebilen, iş birliği kurabilen, empati geliştirebilen ve aidiyet hissi güçlü bireyler olarak gelişmesini destekliyoruz.
Bilimsel Çalışmalarımız
Doğa temelli ve çocuk merkezli eğitim yaklaşımımız, yalnızca deneyimlere değil, erken çocukluk eğitimi alanındaki güncel bilimsel araştırmalara ve uluslararası pedagojik yaklaşımlara dayanmaktadır. Çocukların doğayla temas ettiği, duyusal deneyimler yaşadığı ve aktif katılım gösterdiği öğrenme ortamlarının bilişsel gelişimi, problem çözme becerilerini, yaratıcılığı, dikkat süresini ve sosyal-duygusal gelişimi desteklediği birçok akademik çalışma ile ortaya konmuştur.
Yaklaşımımız; Reggio Emilia’dan açık hava pedagojisine, proje yaklaşımından deneyim temelli öğrenmeye kadar çocukların aktif öğrenme süreçlerini merkeze alan çağdaş eğitim anlayışlarından ilham alır. Çocuğu pasif bilgi alıcısı olarak değil; araştıran, sorgulayan, üreten ve anlam kuran bir birey olarak kabul eder.
Doğa ile temasın çocukların stres düzeyini azaltabildiği, dikkat becerilerini desteklediği ve öğrenme motivasyonunu artırabildiği; açık uçlu materyallerin ise yaratıcılık ve bağımsız düşünme becerilerine katkı sunduğu bilimsel yayınlarda sıkça vurgulanmaktadır. Bu nedenle eğitim ortamlarımızı çocuk pedagojisi temelinde güçlü öğrenme alanları olarak tasarlıyoruz.
Akademik Yayınlar
Yayınlanan Makalelerimiz
Yeni Normalin Erken Çocukluk Dönemi Üzerindeki Etkilerinin Ebeveyn Görüşleri Alınarak İncelenmesi
TÜRKİYE’DE OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE SINIF YÖNETİMİ ARAŞTIRMALARI: 2010-2021 YILLARI ARASINDA TAMAMLANMIŞ TEZLERİN İNCELENMESİ
REGGİO EMİLİA İLHAMLI OKULLAR: EĞİTİM SÜRECİNİN ÖĞRETMEN, EBEVEYN VE YÖNETİCİ GÖRÜŞLERİ DOĞRULTUSUNDA İNCELENMESİ
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE ÖĞRENMEDE ÖZ DÜZENLEME AÇISINDAN AKRAN İLİŞKİLERİ
Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Öğretmenleri Tarafından Algılanan Akran İlişkilerinin Demografik Değişkenlere Göre İncelenmesi
Being a Teacher in Reggio Emilia Inspired Schools
Behavioral Problems Observed by Preschool and Elementary School Teachers among Syrian Children and Strategies Teachers Employed for These
Topraktan Geleceğe Akademi
YAŞAYAN OKUL BAYRAĞI ŞARTLARI
Okullar için değerlendirme ve yeterlilik kriterleri
- Akademi sürecinde en az 2 eğitim yılını tamamlamış olmak.
- Eğitim, toplantı ve planlama süreçlerine en az %80 katılım sağlamak.
- Aylık bülten ve etkinlik akışlarını düzenli uygulamak.
- Doğa temelli eğitim yaklaşımını günlük okul rutinlerine yansıtmak.
- Bahçeyi ve açık alanları aktif öğrenme ortamı olarak kullanmak.
- Çocukların düzenli doğa gözlemi yapmasını sağlamak.
- Mevsim döngülerini eğitim sürecine dahil etmek.
- Doğal materyalleri sınıf içi öğrenme süreçlerinde kullanmak.
- Hazır oyuncak ve plastik materyal yerine açık uçlu materyallere alan açmak.
- Kâğıt vb. eğitim anlayışımızla ters düşen tüketimi minimumda tutmak.
- Çocukların toprak, su, taş, yaprak, dal, kozalak gibi doğal unsurlarla deneyim yaşamasını sağlamak.
- Doğayı yalnızca çalışma konusu değil, öğrenmenin temel parçası olarak görmek.
- Çocukların doğayla düzenli, güvenli ve özgür temas kurmasına imkân sağlamak.
- Sınıf ortamını sade, estetik ve çocukların üretimlerini görünür kılacak şekilde düzenlemek.
- Reggio Emilia yaklaşımına uygun olarak çocuğu aktif, merak eden ve üreten birey olarak görmek.
- Öğretmenin yönlendiren değil, rehberlik eden rolde olması.
- Çocukların fikirlerini, gözlemlerini ve üretimlerini eğitim sürecine dahil etmek.
- Çocukların yüz dili anlayışına uygun farklı ifade yollarını desteklemek.
- Sanat, müzik, hareket, drama, hikâye, doğa ve oyun yoluyla çok yönlü ifade alanları oluşturmak.
- Süreç odaklı çalışmalar yapmak; yalnızca ortaya çıkan ürüne odaklanmamak.
- Çocuk çalışmalarını belgelemek ve görünür kılmak.
- Pedagojik dokümantasyon yapmak. (Gazete + Dijital + Sergi)
- Öğretmen ekibinin doğa temelli eğitim ve Reggio Emilia yaklaşımını sınıf içi uygulamalara taşıması.
- Ailelere yapılan çalışmaların pedagojik anlamını düzenli olarak aktarmak.
- Akademi ile düzenli iletişim, geri bildirim ve uygulama takibi yürütmek.
- Yıl sonunda Akademi değerlendirmesinden 'Yaşayan Okul' yeterliliği almak.